19 Mart 2013 Salı

Güldürme bizi Can Ataklı

Tanınmış gazeteci Can Ataklı, Cem Yılmaz gibi sahneye çıkıp tek kişilik bir gösteri planlıyor. Gösterinin içeriği doğal olarak siyasi anekdotları ve komiklikleri de içerecek. Burada önemli olan böyle bir stand-up programının izleyici tarafından ne kadar önemseneceği. Her gösterinin bir öncekinden ya da bir sonrakinden de farklı olacağını, insanların iki kez aynı gösteriye gelmesi halinde bile aynı şeyleri dinlemeyeceğini savunuyor.
İZLEYİCİLER GÖSTERİYE DAHİL OLACAK
İzleyicinin bu gösteriye dahil edilip edilmediğini de sordum Ataklı'ya, bu konuda izleyicilerin de kendisine "müdahil" olacağını, bunun için de fırsat yaratacağını söyledi. "Hazırlanırken çok düşünmedim," diye söze başladı. "Sanıyorum oyunun pek çok bölümünde seyirci mutlaka müdahil olacaktır. Ya laf atarak, ya alkışlayarak ya da gülerek oyunun içinde olacaktır," dedi.
Henüz izleyici prova olanağı bulmadığı için gelecek tepkileri bilemediğini söyleyen Ataklı, "açıkçası ben de çok merak ediyorum," şeklinde konuştu.
Elbette dünyada buna benzer girişimler olmuştu ve belki de Can Ataklı bunlardan birinden esinlenmişti, onu merak ettim ve kimden esinlendiğini, dünyada benzeri örnekleri olup olmadığını sordum. "Bilmiyorum," diye başladı. "Ama mutlaka vardır. Amerika'yı yeniden keşfetmiyorum elbette. Cem Yılmaz, Ata Demirer gibi isimler de tek kişilik gösteriler yapıyor ama siyasete girmiyorlar. Düşüncemin merkezini bu oluşturdu. Aslında böyle bir şeyi yapmayı düşünmemiştim, ama bana bu fikri veren Maltepe Belediyesi Türkan Saylan Kültür Merkezi sanat direktörü ve tiyatro sanatçısı Özcan Alpar oldu. Aklıma bu işi o soktu, beni teşvik etti. Şimdi de bıkmadan usanmadan her gün sahneye çıkartarak prova yaptırıyor.
CEM YILMAZ VE ATA DEMİREL GİBİ OLMAYACAK
Madem Cem Yılmaz, Ata Demirer gibi olmayacak, o halde ne gibi bir içerikle yola çıkacaksınız, diye sordum. Ataklı, gazeteciliğe başladığından bugüne kadar yaşadıklarının iyi bir malzeme olduğunu söyledi. "12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat ve günümüzde yaşananlar iyi malzemeler ve kişiler olacak elbette," diye ekledi. Muhalif bir gazeteci olarak çeşitli engellemelerle karşılaşabileceğini
bu konuda bir sıkıntı yaşayıp yaşamayacağını sordum Can Ataklı'ya, "Bir şey söylemem mümkün değil," dedi. "Hele sahneye bir çıkalım. Kararı izleyiciler verecek. Bugünden 'çok muhalif' demek yanlış olabilir. Buna biraz da halkın anlık tepkileri yön verecek," diye konuştu.
Böyle bir girişim, "ileri demokrasi" yaşayan ülkemizde elbette bazı engellemelerle karşılaşacak, bu kaçınılmaz. Böyle bir durumda ne yapacağını sordum Ataklı'ya. Engellemeleri fazla düşünmediğini ve
böyle bir şeyle karşılaştığında ne yapacağını da bilmediğini, hesaplamadığını söyledi ve ekledi: "Elbette böyle bir durumla karşılaşırsam bugün ne yapıyorsam onu yaparım, yani direnirim." Bazı illerde salon bulmakta bile güçlük çekebileceğini söylediğimde, "Beni Türkiye'nin herhangi bir yerinden davet edenler öyle sanıyorum ki salon da bulurlar," diye yanıtladı. Bu zor ve çetrefilli yolda Can Ataklı'nın başarılı olacağına inanıyorum. Bu arada, ilk gösteri 13 Nisan'da Türkan Saylan Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilecek.

Mümtaz İdil

Odatv.com


19.03.2013 11:21

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.