20 Mart 2013 Çarşamba

Ata Soyer'in ardından

Ata Soyer tam otuz yıllık arkadaşımdı. Çocuklarımız aynı yılda doğdu.
Halk Sağlığı Anabilim Dalı'nda görevliydi. Ama daha çok sosyal çalışmalarıyla ön plana çıktı. Doktorluğu hep ikinci planda kaldı.
Bilim ve Sanat dergisinin çıktığı yıllarda, onu Bilim ve Sanat ekibiyle tanıştırmıştım. Sonradan çalışma gruplarında da görev aldı.
Halk sağlığının önemi üzerine onlarca makale yazdı. İş sağlığı konusunda uzmanlaşmıştı.
Daha sonra İzmir'e yerleşti ve doğal olarak ilişkimiz de kesildi.
Farklı bir siyasi arenada uğraş veriyordu. Ben de o arenadan kendimi hep uzak tutmuş, ilgilenmemiştim.
Ankara'da olduğu yıllarda müthiş bir arşivi vardı. Zaman zaman benim de yararlandığım gazete kupürleri ve dergilerle doluydu arşivi.
Sonradan boşandığı eşi Gülümser ile birlikte haftada birkaç kez biraraya geliyorduk. Evlerimiz de yakındı. İkimiz de Bahçelievler'de oturuyorduk.
Siyasi görüşlerimiz her zaman çakışmıyordu, ama ikimiz de var olan siyasi ortamdan hoşnut değildik.
İzmir'e gittikten sonra on yıl kadar kendisini görmedim. Bir gün Mülkiyeliler Birliği lokalinde karşılaştık, ama tanımakta çok güçlük çektim. Tanıdığım ince, zayıf Ata Soyer yerine yüzü sağlıksız biçimde
şişmiş, göbekli bir Ata Soyer ile karşılaştım.
Sağlığının yerinde olmadığını söylemişti.
Çok fazla konuşmadık. Zaten çok fazla konuşacak şeyimiz de kalmamıştı sanırım. Bir ara Diyarbakır Belediye Başkanlığı'na danışmanlık yaptığını söylemişlerdi, onu sordum. "Bitti," dedi yalnızca.
Altı kitap yazdı. Hepsi de Türkiye'deki sağlık sorunlarıyla ilgiliydi elbette. Radyoloji ihtisası yapmıştı. Halk Sağlığı ihtisasını da yarım bırakmıştı, ya da tamamlamıştı tam olarak bilemiyorum. Cenazesi Perşembe günü Maltepe camiinden kaldırılacak. Türkiye, önemli bir bilim adamını kaybetti.
Ben de önemli bir arkadaşımı. Adres defterime bir çentik daha attım, yüreğim burkularak.

Mümtaz İdil
Odatv.com

20.03.2013 05:17

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.