5 Eylül 2012 Çarşamba

Şimdi Sudan'da olmak vardı anasını satayım

Yüzölçümü neredeyse bizim üç katımız. Nüfusu ise onda birimiz. Afrika'nın yüzölçümü açısından üçüncü ülkesi: Sudan...
Devlet başkanı Ömer El Beşir. Bildiğiniz kişi. Darfur katliamı ile dünya tarihine giren katillerden biri, ama bizde şeref konuğu. Darfur'da, 2003 yılında başlayan ayaklanmayı, 300 bin insanı öldürerek bastırdı. Bir milyondan fazla insanın da yer değiştirmesine neden oldu.
Dünyanın en kanlı diktatörlerinden biri olduğu halde, utanmadan Sudan Cumhuriyeti diye anılan ülkenin başında oturuyor. Başbakan Tayyip Erdoğan, "Gazze ile Darfur birbirine karıştırılmamalı, Darfur'da soykırım yapılmadı," diyebiliyor. Elbette yapılmadı. Üç yüz bin insanın öldürülmesiyle bir soykırım olmaz, olsa olsa istatistiki bir sonuç olur.
Gazze'de tarihin hiçbir döneminde 300 bin insan öldürülmedi. Toplayarak gitseniz bile bu rakama ulaşamazsınız. Bütün dünya Sudan'da bir insanlık dramı yaşandığını haykırıyor, biz ise Suriye ile uğraşıyoruz. Sudan'dakiler insan değilmiş gibi. Bu işin bir yönü ve herkesin de bildiği şeyler. Gelelim Sudan'daki basın özgürlüğüne...
1989'daki darbeden önce Sudan'da çok çeşitli basın kuruluşu vardı. Örneğin sadece başkent Hartum'da yirmi iki gazete Arapça ve İngilizce yayın yapıyordu. Hepsini birden sayarsak, yani yayınlanan dergi ve gazeteleri, 55 adet yayın vardı. Ömer El Beşir iktidara geldikten sonra gazetelerin çoğunun yayımına yasak geldi ve binlerce gazeteci işten çıkarıldı. Ardından, aralarında Sudan Ajansı'nın genel yayın yönetmeni de dahil olmak üzere 15 gazeteci gözaltına alındı.
 Ülke genelinde beş gazetenin yayınlanmasına izin verildi. Onlar da hükümetin ve askeri yönetimin denetiminde yayın yapabildi. Darbeden sonra radyo ve televizyonlara da operasyonlar yapıldı. 1990 yılında ülkede yaklaşık 250 bin televizyon, altı milyon radyo izleyicisi ve dinleyicisi bulunuyordu. Çalışanların çoğu işten çıkarıldı. İkinci basın darbesiydi bu.
Ama bana birazcık inanıyorsanız eğer, Sudan'da basına uygulanan baskı, Türkiye'deki kadar hiç olmadı. 2008 yılında Dabanga radyosu korsan yayın yapmaya başladı ve Sudan hükümeti bunu önleme girişiminde bulunmadı. Kısa dalgadan yayın yapan Dabanga şu anda ülkenin en çok dinlenen radyosu. İki ayrı kısa dalga frekanstan yayın yapıyor, ki bunu önlemek neredeyse imkansız. Ömer El Beşir bu yüzden peşini bırakmış durumda.
Durum Sudan'da böyle. Dünyanın en faşist ülkelerindeki manzara. Gelelim bize...
İnternet erişimine kısıtlama getirmeye hazırlık yapan bir Ulaştırma Bakanı...
Başbakan söyledi diye, şehitleri bile görmezden gelen bir yalaka medya...
Maliye üzerine gelecek diye kuyruğunu kıstırmış sahibine bakan patronlar...
İnsanın içinden geçiyor, şimdi Sudan'da olmak vardı anasını satayım. En azından korsan Dabanga radyosunu dinler, rahatlardım diye.

Mümtaz İdil
Odatv.com

05.09.2012 03:06

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.