16 Ocak 2011 Pazar

TT ARENA TUNUS RÜZGARI MI ALIYOR

Fransız İhtilali olduğunda, başta Almanya ve İngiltere olmak üzere komşu devletlerin hepsi sınırlarını kapattı ve haberlere sansür koydu.
Korku: İhtilalin bir şekilde kendilerine de bulaşmasıydı.
Bu 18. Yüzyılda oldu. Yani iletişim olanaklarının son derece sınırlı olduğu çağda. Günümüzde ise durum çok farklı. Globalizm, Afrika’nın herhangi bir yerinde bir sineğin ölümünden bile haberdar olabilecek derecede gelişmiş bir iletişim ağı var.
Bu nedenle Tunus çok önemli bir “sarsıntı” yarattı. Civar ülkeler olduğu kadar, denizaşırı ülkeler de etkilendi.
TUNUS ESİNTİSİ
Dün Galatasaray Arena’da olan da buydu. Başbakan ve Cumhurbaşkanı’nın ıslıklanması ve yuhalanması, Tunus esintisinden de kaynaklanıyordu. Artık insanlar, sabah bir kuruş indirim yapılan benzinin akşam dört kuruş zamlanmasından bıkmış durumda.
Devletin desteğiyle, daha başka bir deyişle, halkın vergileriyle yapılan bir stadyum için alkış beklerken ıslıklanan Başbakan Erdoğan, Galatasaray camiasını “nankörlükle” suçlayabilir, ama haksızdır.
Bir tek tutar yanı, başka bir kalemde kullanacağı söz konusu “desteği” esirgemediği için Galatasaraylılardan şükran beklemiştir. Bu da doğru aslında. Ancak çok açıkça burada bir kurnazlıktan da söz edilebilir: Galatasaray camiasını yanına çekebilmek.
Bilindiği gibi, Türkiye’nin “entellektüel” kesiminin desteklediği bir takımdır Galatasaray. Yani çoğunluğu yüzde 42 içinde olan vatandaşların desteklediği. Hal böyle olunca, Tayyip Erdoğan’ı, referandum sonrasındaki ikinci günden beri rahatsız eden ve “istiyorum” dediği yüzde 42’yi “tavlamanın” bir yolu da futboldan geçiyordu.
Ama olmadı.
GALATASARAY TUNUS’TAN ETKİLENDİ
Komşu ülkelerdeki hareketlenmelerin diğer ülkelere yansıması ne yazık ki böyle oluyor. Eğer Tunus’ta sözkonusu karışıklıklar olmasa, Galatasaraylıların tepkisi böyle olmazdı. Tunus’ta içten içe ve binbir “dengeye” bağlı olarak gelişen hareket, hükümete yüzde 90’lara varan desteğe rağmen ters dönmesi, Türk kamuoyuna yalnızca bir “haksızlığa başkaldırı” olarak yansıdı. Tunus’ta tam olarak ne olduğunu bilmeyen milyonlarca insan var.
Eski bir Fransız sömürgesi olmasına rağmen, Fransa’nın Bin Ali'yi neden ülkesine kabul etmediği bambaşka ve ilginç bir soru. Normalde, Kuzey Afrika ülkelerinin üçünün vatandaşı da, Cezayir, Fas,Tunus Fransa’ya vizesiz girme hakkına sahipti bir zamanlar. Eski sömürge vatandaşı olarak. Buna rağmen Zeynel Abidin Bin Ali'nin Paris’e yerleşme hevesi kursağında kalmıştır.
Suya atılan taş gibi, dalga dalga halkalarla çevresine yayılıp ses getirecek olan bu “bölgesel” ayaklanma, diğer ülkelerin kapılarını sıkı sıkı kapamaya çalışmasına rağmen mevcut rejimleri sarsacak. Kimi başarılı halk hareketine dönüşecek, kimi ise kanlı biçimde bastırılacak.
Tarihin akışı böyle çünkü.

Mümtaz İdil
Odatv.com

16.01.2011 12:10

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.