18 Nisan 2013 Perşembe

Swoboda ne demek

Swoboda ne demek biliyor musunuz? “Özgürlük” demek.
Alay eder gibi, değil mi?
Adam Avrupa Parlamentosu Sosyalist Grup Başkanı, Recep Tayyip Erdoğan ile Esad’ın karşılaştırılmasına “sert” çıkıyor.
Breh, breh, breh…
Burada hakkını vermem gerek ki, zaman zaman çok sert eleştirdiğim CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu çok onurlu bir tavır göstermiştir ve gerekli yanıtı vermiştir.
Hatta az bile yapmıştır.
Türkiye’de yargının ne hallerde olduğunu, Fatih Hilmioğlu gibi bir bilim adamının kanserden çürüdüğünü, Mehmet Haberal gibi bir bilim adamının hastalarından uzaklaştırıldığını, Mustafa Balbay gibi bir gazetecinin beş yılı aşkın süredir içeride tutulduğunu, üstelik Haberal ve Balbay’ın milletvekili olduklarını, Tuncay Özkan’ın “Cumhuriyet Mitingleri” cezası çektiğini, Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün yaptığı her olumlu adımın terse çevrildiğini, yargıçların tesbih çekerek mahkeme salonlarına girdiklerini, dünyanın en genç gazetecisi Sami Menteş’in tutuklu yargılandığını, Hikmet Çiçek gibi bir gazetecinin hayatının yarısından çoğunu tutuklu geçirdiğini, medyanın sustalı maymun gibi kenara çekilip, kuyruğunu kıstırdığını, korkunun her yanda deli bir Finlandiya rüzgarı gibi estiğini, Suriyeli mültecilerin Türk vatandaşlarından daha çok itibar gördüğünü, bizden toplanan vergilerle onların beslendiğini ve buna insani yardım dendiğini, Ömer El Beşir gibi uluslararası arenada kırmızı bültenle aranan bir “katilin” şeref konuğu olarak ağırlandığını, alkollü içkiler için Suudi Arabistan tedbirlerinin hazırlandığını, dünyanın en çok gazeteci tutukluluğunun bu ülkede olduğunu, her gün teröre verilen kurbandan fazla kadın cinayetlerinin işlendiğini, ülkeye ait tüm taşınmazların satıldığını, Silivri’de ikinci bir ordunun tutuklu bulunduğunu, bütün dünya kurtulmaya çalışırken, sırf rant nedeniyle nükleer santraller kurulduğunu, yeraltı su kaynaklarının teker teker kurutulduğunu, ihalelerin yandaşlara dağıtılarak bir ruhban sınıf oluşturulduğunu, okulların birer imam hatipe çevrildiğini, mahalle baskısının dayanılmaz noktalara geldiğini, basın ve konuşma özgürlüklerinin baskı altına alındığını, parasız eğitim isteyen öğrencilerin hapislere tıkıldığını, tarihi eserlere çanak-çömlek diyen bir başbakana üniversitelerin sessiz kaldığını, tüm üniversitelerin birer orta öğretim kurumlarına çevrildiğini, kanun hükmünde kararnamelerle Cumhuriyet değerlerinin tek tek yok edildiğini, ekonominin tamamen dışarıdan gelen sıcak para ile döndürüldüğünü, yoksulun giderek yoksullaştığını, grevlerin acımasızca bastırıldığını, haksızlıklara karşı sesini yükselten herkesin Ergenekon torbasına doldurulduğunu, işkencenin yalnızca Filistin Askısı’ndan ibaret olmayıp, “tecritin” dünyanın en büyük işkencesi olduğunu…
Daha yüzlerce şeyi…
Bilmiyor mu bunları, soyadı “özgürlük” olan adam?
Kemal Kılıçdaroğlu’nu bu nedenle ayakta alkışlıyorum ve az bile yaptığını söylüyorum.
Herşeyden önce Avrupa’nın “sosyalistlik, sosyal demokratlık” anlayışı farklı. Uydurmaca bir sistem. CHP’nin bunu daha önceden anlaması ve bu kurumla bağlarını kesmesi gerekti. Kendilerince yaratmak istedikleri sosyalizm, Başbakan Erdoğan’ın “Türk usulü Başkanlık sistemi” kadar uyduruk ve tabanı olmayan bir yapılanmadır.
CHP’nin eline tarihi bir fırsat geçmiştir: Avrupa Parlamentosu Sosyalist grubuna karşı kenetlenmek ve bu tatlı su sosyalistlerine, bu Kızılırmak sazanlarına Orta Doğu cehenneminde yaşamanın ne demek olduğunu göstermesi gerekir.
Suriye sınırında asimetrik bir savaşın yaşandığı ve ülkenin her dakika diken üzerinde oturduğunu bilmezden gelen bu tuhaf başkan Swoboda’nın, Türkiye’nin en büyük muhalefet partisinin liderine “iktidarı eleştirdiği” için terbiyesizlik yapması affdilemez.
Kılıçdaroğlu, CHP’nin lideridir. Muhalefet onun tek silahıdır. Muhalefet olmayan iktidarlar demokrasiyle yönetilmiyor demektir. Kemal Kılıçdaroğlu isterse Recep Tayyip Erdoğan’ı Hitler’e, Salazar’a, Franko’ya da benzetir.
Size ne Swoboda?
AKP ve Erdoğan’ı savunmak size mi düştü? Ucunda ihale falan mı var yoksa? Dördüncü köprüye mi talipsiniz? Nükleer santral mi kuracaksınız?
Size ne?

Mümtaz İdil

Odatv.com


18.05.2013 11:46

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.