1 Mayıs 2012 Salı

SIRADA CSO, OPERA-BALE VE SİNEMA VAR

CHP'nin kültür politikalarını gözden geçirmesi gerekiyor. Eğer bu ülkede tiyatro özelleştiriliyormuş gibi yapılarak devlet memurlarının eline veriliyor ve repertuarları yetkisiz kişiler tarafından hazırlanmaya başlıyorsa... Sanatçılar bunun henüz başlangıç olduğunu, baskının ve kuşatmanın giderek büyüyeceğini, çemberin sanatçılar için daralacağını biliyor.
Kemal Kılıçdaroğlu tiyatro sanatçılarının eylemine destek verirken, Başbakan Erdoğan'a cevap veriyor yalnızca. Oysa durum, Başbakan'ın söylediğinden çok daha vahim durumda. "Siz kendinizi ne sanıyorsunuz," diye sorduğu topluluk elbette sanatçılar. Kılıçdaroğlu da yanıt veriyor: "Onlar sanatçılar, asıl sen kendini ne sanıyorsun," diye... Bu mu yapılanlara karşı koymak? Başbakan'ın cevabı son derece basit: Başbakanım, diyecektir. Soru bu olmamalı. Daha doğrusu burada soru bile sorulmamalı. Ortada bir eylem var, sanatçılar da bu eyleme bir karşı eylem koymuş durumda.

Tiyatroyu sokağa taşıyacaksınız. Bunu da CHP kültür kolu yapacak. Bütün illerin meydanlarında Shakespeare dönemindeki gibi sokak tiyatroları kurulacak. Ama bir kişiyle, ama on kişiyle tiyatro sahnelenecek. Halkın katılımı sağlanacak, epik tiyatronun tüm incelikleri ortaya konacak. Çünkü bunun arkasından sırada opera, bale ve daha ilerisinde sinema var. Daralmalar bu şekilde tek tek gelecek. Devlet eliyle sanat olmaz, devlet sanata karışmaz dediğiniz anda, Başbakan'ın "uyanık" danışmanları devlet tiyatrolarını örnek gösterecekler ve "o halde bunlar da kaldırılmalı" diyeceklerdir. Bunun için yasa değişikliğine de gideceklerdir, hiç kuşkunuz olmasın. Oysa Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü ile Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü özel statülü genel müdürlüklerdir. Öyle canınız istediği zaman repertuarına karışamazsınız, canınız istediği zaman tiyatro-bale oyuncularını kapının önüne koyamazsınız, canının istediği zaman tiyatronun-operanın kapısına zincir vuramazsınız.

Mustafa Kemal Atatürk bugünleri görmüş demek ki, o zamandan önlemini almış. Öyle sert bir kayadır ki Devlet Tiyatroları ve Devlet Opera Balesi, adamı zıvanadan çıkartır. Neden böyle bir şeye gerek görmüş Atatürk? Tiyatronun gelişmesi için. Bütün dünyada da bu böyledir. Ya devlet tiyatro ve opera sanatını destekler ya da doğrudan kendisi müdahil olur. Çünkü tiyatro ve opera-bale masraflı sanatlardır.

Özel tiyatroların oynayamadığı aksesuarı bol ve sahne prodüksiyonu pahalı oyunları devlet üstlenir, ama yukarıda olduğu gibi: Yani devletin olanakları kullanılır, ama bürokrasinin dişi buralara geçmez. Bir ülkenin başbakanı o ülkenin sanatçılarına "siz kim oluyorsunuz," diye soruyorsa, bunun cevabını muhalefet vermez. Cevap sanatçılardan zaten gelecektir, hiç kuşku duyulmasın. Muhalefetin burada yapması gereken, kendine ait belediyelerde bu sanatın varlığını daha yükseklere taşımaktır mesela. Mesela kaynak aktarımı yapmaktır tiyatroya. Türkiye'nin önde gelen sanat adamlarının buralarda görev almasını sağlamaktır.

Daha henüz hükümetin el atmadığı opera ve bale sanatı için kolları şimdiden sıvamalıdır. Değilse, muhalefet yalnızca Başbakan'ın söylediklerine cevap verecek, hükümet de bildiğini okuyacaktır. Acilen CHP'nin sanatçılarla bir toplantı yapması ve alınması gereken önlemleri onlarla tartışması gerekiyor. Çok geç kalmadan. Mümtaz İdil Odatv.com



Mümtaz İdil
Odatv.com

01.05.2012 12:02

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.