19 Haziran 2011 Pazar

AÇIK İSTİHBARAT’A AÇIK CEVAP

Açıkistihbarat.com sitesi benimle ilgili bir yazı kaleme aldı. Hakaret etmek için nereden nasıl vuracağını şaşırmış, berbat bir yazı. Üstelik de "imzasız bir yazıyı benim üzerime yıkmaya çalışan" bir başka imzasız yazı ile. Hemen “istihbaratçı” kardeşlerimi aydınlatayım:
“Kılıçdaroğlu’nun Rakibi Baykal Değil Öcalan”dır yazısı bana, yani Mümtaz İdil'e ait değil.
Otuz yıllık edebiyat hayatımda ve onun yarısı kadar gazeteciliğimde hiçbir yazıyı imza atmadan yayımlamadım. “Müstear” isimle kitap bile yazdım (Spartacus), ama yazı yazmadım.
TİP, TKP veya TBKP gibi siyasi oluşumların hiçbirinde yer almadım.
Nereden çıkardı bunları “istihbaratçı” kardeşler bilemiyorum.
Altına imza da atmamışlar ki, yazanı bulup ona güzellikle anlatayım.
Şimdiye kadar ilk kez bir sitenin “künyesiz” olduğunu gördüm, açıp telefonu “kardeşim, nereden çıkardınız bu bilgiyi,” diye soracaktım.
“Yeteneksiz, bilgisiz, komplocu” durumuna düşürüvermişler; yazıyı benim yazdığımdan yola çıkarak. Ama ben yazmadım diyorum, şimdi ne yapacak “istihbaratçı” kardeşlerimiz?
“Olsun,” diyeceklerdir. “Ben yazmadım diyecek kadar da yalancı biridir Mümtaz İdil… Bal gibi o yazmış, üsluptan belli...”
Yazan çıkıp da, “ben yazdım” dese de değişmeyecek. Karar verilmiş bir kere. Nereden, nasıl vuracaklarını bilmeden vuruyorlar, vuracaklar.
Çevirmenliğime laf ediyorlar. Çeviri hatalarımdan mı yola çıktılar, diye düşünmeden edemiyorum. Türkçeyi zor kıvırıyorlar, hangi yabancı dil? Rusça mı? Geçiniz efendim…
Aralarında birinin benimle bir "kuyruk" acısı olduğu kesin... Adını verse de bilsem... Hani "düşmanımı daha yakın tutmak" hesabından...
“Yeteneksiz” ilan ediyorlar da neye dayanarak. Bu yazıya dayanarak ise eğer, ben yazmadım diyorum. Başka?
Acaba “istihbaratçı” arkadaşlarımız benimle bir “edebiyat” tartışmasına girmek isterler mi, şöyle toplu halde. Onlar külliyen yazsınlar, karşılayacak güçteyim bu yeteneksizliğimle…
Çok ayıpladım böyle bir sitenin “çıkarsamalarla” yola çıkmasını.
Hani bir sorsalardı. Telefonum uçan kuşta bile var.
Şimdi ne olacak peki? Hala ısrarcı olacaklar mı yazıyı benim yazdığıma dair. Oradan yola çıkarak beni yamadıkları siyasi örgütlenmeler vb… TİP’li olmak benim için onur olurdu, ama değildim, ne yapabilirim “istihbaratçı” kardeşlerim? “Bilim ve Sanat” ile “Yarın” dergilerinde yazdığım için bunu yakıştırdığınızı da biliyorum.
Yazı çamur gibi olunca, cevap da çamur gibi oluyor hakikatten. Nereden ne yazarsanız yazın aynı “seviyeye” inmek zorunda kalıyorsunuz.
Bana göre değil bunlar be “istihbaratçı” kardeşlerim.
Başka kapıya…

Mümtaz İdil
Odatv.com

19.06.2011 13:55

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.