12 Haziran 2010 Cumartesi

İNSANLIK SUÇU İŞLİYORLAR

On üçüncü yüzyılın sonlarında İngiltere’den kovulmaya başlamalarının ardından, dünyanın her tarafında “istenmeyenler” listesinin başrolünü oynayan Yahudiler, en büyük kıyıma da bilindiği gibi Hitler Almanyası’nda uğradılar.

Bu insanlık suçunu dünya hiçbir zaman unutmadı, ama tuhaf olan, Yahudi düşmanlığı da hep devam etti. Soykırıma uğramış bir kitle olarak Yahudiler, dünyanın yaşam kalitesini yükseltmede çok önemli görevler üstlendikleri halde, kendilerine olan düşmanlığı bir türlü yok edemediler.

Tıpkı siyah ırkı dünya üzerinden silmeye yemin etmiş Ku Klux Klan gibi, hatta onlardan da daha “açık ve göstere göstere” Yahudi düşmanlığı yapılıyor.

Buna yasal kılıf ise İsrail devleti ile örtüştürülüyor. Tüm Yahudileri İsrail’in aşırı sağcı ve ırkçı hükümeti ile aynı teraziye koyanlar, İsrail’in arkasına sığınıp Yahudiler’e veryansın etmeyi kolaylaştırıyor.

Antisemitizm bir suç olmasına karşın, “İsrail” başlığı altında yapıldığında şiddeti zayıflıyor, hatta kimi zaman, Vakit gazetesinin yaptığı gibi, hoyratlaşabiliyor.

Vakit’in internet sitesi Habervaktim, Yahudi Cemaati’nin yayın organı Şalom Gazetesi’nin “Ağa Takılanlar” başlığı altında açtığı köşesini, son zamanlarda tamamen antisemitizm yaparak sayfalarına taşıyor. Böylelikle de “hedef” gösterme işini ve medya tetikçiliğini de başarıyla yürütüyor.

Anayasa Mahkemesi Kararları’nın ‘yok hükmünde’ görebilmeyi öneren Anayasa eski raportörlerinin rahatça dolaştığı bu ülkede, antisemitizmi suç gibi göstermek komedisi de yaşanabilir her an. Komedi, çünkü kimse farkında bile değil antisemitizm yapıldığından.

Bir ülkeyi, yönetimini ve hatta içinde yaşayan aşırı uçları suçlamak, eleştirmek mümkün, ama bunu tüm bir “ırk” savaşımına çevirmek, ancak bizim gibi “yasaların artık geçerliliğini egemenlikle pekiştiren” anlayıştaki “arap demokrasilerinde” görebiliriz.

Habervaktim, güya gazetecilik adına, Şalom gazetesini eleştirir gibi konuya girip, Şalom’a yakın nitelediği gazetecilerin listesini “masum” bir yaklaşım görünüşüyle vermekte hiç sakınca görmüyor.
1789 Fransa İhtilali öncesi, sokak başlarında ellerinde örgüleriyle “giyotine gideceklerin” listesini ördükleri şallara, kazaklara işleyen Fransız kadınlarının yaptığı gibi, Habervaktim de, haber kisvesi altında gazete yazarlarını hedef gösteriyor.

Yapılan yalnızca Yahudi düşmanlığı da değil. Yapılan, böyle bir düşmanlığın insan onuruna yakışmadığını haykıran yazarları, sanatçıları da listeye almak.

Charles Dickens okumalarını önermekten başka bir çaremiz yok Habervaktim yazarlarına. Dickens’in “İki Şehrin Hikayesi” romanını.

Listelemeyi onlardan öğrenseler daha da sanatsal olacak köşeleri.

İşte Habervaktim’in bir yandan antisemitizm yaptığı diğer yandan hedef gösterdiği o liste:
Engin Ardıç, Balçiçek Pamir, Atılgan Bayar, Çiğdem Anat, Soli Özel, Okay Gönensin, Tuncer Bahçıyan, Vivet Kanetti, Mehmet Metiner, Serdar Turgut, Mehmet Altan, Murat Belge, Ahmet Altan, Bekir Coşkun...
Başrolde de Oray Eğin...

Üstelik, birkaç yazar dışında, hemen hemen tümü de “yandaş” diye nitelendirilen yazarlar, ama Habervaktim’in giyotininden kaçamamışlar.

Yazık... Irkçılık nereden ve nasıl gelirse gelsin, insanlık onuruyla bağdaşmaz.
Asıl soru ise şu; bu ülkenin savcıları, dünyaca suç sayılan antisemitizmi yapan ve yazarları hedef gösteren bu gazete / internet sitesi için neden kılını kıpırdatmıyor?

Mümtaz İdil
Odatv.com
12.06.2010 13:41
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.